Bankacılık sistemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarında bankanın sorumluluğu, Türk hukukunda “Güven Kurumu” ilkesi ve “Objektif Özen Yükümlülüğü” çerçevesinde değerlendirilir. Bu tür davalar, teknik ispat süreçleri ve bankanın ağırlaştırılmış sorumluluğu nedeniyle özel bir yargılama usulüne tabidir.
Aşağıda, bu davaların niteliği, tarafların yükümlülükleri ve miras hukukuna ilişkin boyutları resmi ve anlaşılır bir dille detaylandırılmıştır.
1. Davanın Niteliği ve Hukuki Dayanağı
Bu davalar genellikle “Alacak” veya “Tazminat” davası niteliğindedir. Hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu’ndaki “Sözleşmeye Aykırılık” ve Bankacılık Kanunu’ndaki “Mevduatı Koruma Yükümlülüğü”nden alır.
-
Güven Kurumu İlkesi: Bankalar, kendilerine yatırılan mevduatı her türlü sahteciliğe karşı korumakla yükümlü “güven kurumları”dır.
-
Kusursuz Sorumluluğa Yakın Sorumluluk: Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre bankalar, en hafif kusurlarından dahi sorumludur. Sistemsel bir zafiyet olmasa bile, üçüncü kişilerin gerçekleştirdiği dolandırıcılığı önleyemeyen banka (istisnai haller dışında) zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
2. Mahkeme Tarafından Yapılması Gereken Tespitler
Yargılama aşamasında mahkeme, somut olayın teknik ve hukuki röntgenini çekmek için şu işlemleri yapar:
-
Siber Güvenlik Denetimi: Mahkeme, bilişim uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla; bankanın çift aşamalı doğrulama (SMS, mobil onay vb.) yapıp yapmadığını, şüpheli işlem kontrol sistemlerinin çalışıp çalışmadığını denetler.
-
Müterafik (Ortak) Kusur İncelemesi: Borçlar Kanunu m. 52 uyarınca, davacı müşterinin zararın oluşmasında payı olup olmadığı (şifresini kendi rızasıyla paylaşması, sahte sitelere giriş yapması vb.) incelenir.
-
Bankanın İspat Yükü: Mahkeme, “paranın müşterinin onayı ile transfer edildiği” ispat yükünü bankaya yükler. Banka, işlemin usulüne uygun ve güvenli bir şekilde yapıldığını kanıtlayamazsa sorumlu tutulur.
3. Davacı Tarafından İspat Edilmesi Gereken Hususlar
Her ne kadar ispat yükü büyük oranda bankada olsa da, davacının davasını güçlendirmesi için şu hususları belgelemesi gerekir:
-
Zararın Varlığı: Hesaptan çıkan paranın miktarı ve işlem zamanını gösteren dekontlar.
-
Bildirim Yükümlülüğü: Olayın fark edildiği anda bankaya yapılan “itiraz başvurusu” ve “savcılık suç duyurusu” örnekleri.
-
İşlemdeki Usulsüzlük: İşlemin gerçekleştiği saatte kendisinin bilgisayar/telefon başında olmadığına veya cihazına kötü amaçlı yazılım bulaştığına dair teknik doneler.
4. Miras Bırakanın İradesine İlişkin Tespitler
Dolandırıcılık mağduru kişi vefat etmişse ve dava mirasçılar tarafından sürdürülüyorsa (veya mirasçılar borçlu durumda ise), mahkeme murisin (ölenin) iradesini şu açılardan irdeler:
-
Rıza ve İrade Fesadı: Miras bırakanın işlemi bilerek mi yaptığı, yoksa hile/korkutma (ikrah) yoluyla iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı araştırılır.
-
İşlem Geçmişi ve Profil: Murisin sağlığındaki bankacılık alışkanlıkları incelenir. Örneğin; hayatı boyunca hiç internet bankacılığı kullanmamış birinin bir anda yurt dışına yüklü miktarda transfer yapması, “gerçek irade”nin yansımadığına dair güçlü bir delil kabul edilir.
-
Mirasçıların Hak Arama Yetkisi: Mirasçılar, murisin uğradığı bu zararın tazminini “tereke” adına talep edebilirler. Mahkeme bu aşamada, murisin sağlığında bankaya bu işlem için özel bir yetki verip vermediğini (vekalet vb.) kontrol eder.
Özet Tablo: Sorumluluk ve İspat Dengesi
| Unsur | Bankanın Yükümlülüğü | Müşterinin (Davacının) Yükümlülüğü |
| Sorumluluk | En hafif kusurdan bile sorumludur. | Şifre güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. |
| İspat | İşlemin güvenli yapıldığını kanıtlamalıdır. | Zararın miktarını ve haksız çıkışı kanıtlamalıdır. |
| İstisna | Müşterinin “ağır ihmali” varsa sorumluluktan kurtulabilir. | Bankanın güvenlik açığını her zaman kanıtlayamaz (bilirkişi yapar). |