HomeBlogCeza HukukuTCK 226 – Müstehcenlik Suçu Şartları Ve Cezası

TCK 226 – Müstehcenlik Suçu Şartları Ve Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen Müstehcenlik Suçu, toplumun genel ahlakını, çocukların gelişimini ve kamu sağlığını korumayı amaçlayan bir tehlike suçudur. Bu suç, ifade özgürlüğü ile genel ahlak arasındaki hassas dengede yer alır.

Hukuki çerçevede müstehcenlik suçunun unsurları, yargılama süreci ve delil değerlendirme esasları aşağıda detaylandırılmıştır.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesi, “Müstehcenlik” suçunu düzenler. Bu madde, toplumun genel ahlak yapısını, çocukların bedensel ve ruhsal gelişimini korumayı amaçlar.

Madde oldukça kapsamlıdır ve her fıkra farklı bir fiili (eylemi) cezalandırır. İşte TCK 226’nın tüm maddelerinin açıklaması:


TCK Madde 226/1: Genel Müstehcenlik Fiilleri

Bu fıkra, müstehcen ürünlerin (yazı, ses, görüntü) toplumla kontrolsüz şekilde buluşturulmasını hedefler. Aşağıdaki eylemleri yapanlar 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır:

  • a) Dağıtmak: Müstehcen bir ürünün çocukların görebileceği veya girebileceği yerlerde sergilenmesi.

  • b) Satışa Arz Etmek: Okunması veya görülmesi için satışa sunmak.

  • c) Tanıtım Yapmak: İçeriğinde müstehcenlik olan ürünlerin reklamını yapmak.

  • d) Bedelsiz Vermek: Ücret almasa dahi bu ürünleri başkalarına dağıtmak.

  • e) Dükkan Dışına Taşmak: İş yerinin dışından görülecek şekilde teşhir etmek.

TCK Madde 226/2: Basın ve Yayın Yoluyla Aracılık

Müstehcen görüntü, yazı veya seslerin; basın ve yayın yoluyla yayınlanmasına aracılık eden veya bunları bu yolla yayınlayan kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası alır. Buradaki temel kriter, içeriğin “herkese açık” veya “kontrolsüz” bir kitleye ulaşmasıdır.

TCK Madde 226/3: Çocukların Kullanılması (En Ağır Hüküm)

Bu fıkra, müstehcenlik suçunun en ağır halidir ve doğrudan çocuk haklarını korur. Aşağıdaki eylemleri yapanlar 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve ağır para cezası alır:

  • Müstehcen görüntü, yazı veya seslerin içeriğinde çocukları kullanmak.

  • Bu tür içerikleri üretmek, ithal etmek, yaymak, satmak veya depolamak.

  • Önemli: Kişinin bu görüntüleri sadece bulundurması dahi (izlemek amacıyla telefonda tutmak gibi) 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir.

TCK Madde 226/4: Şiddet, Hayvanlar ve Doğal Olmayan İlişkiler

İçeriğinde çocuk olmasa bile;

  • Şiddet içeren,

  • Hayvanlarla yapılan,

  • Ölülerle yapılan veya doğal olmayan (anormal) cinsel davranışlara ilişkin müstehcen ürünleri üreten, ithal eden veya yayanlar 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK Madde 226/5: Örgütlü veya Ticari Faaliyet

Bu suçların bir örgüt faaliyeti çerçevesinde veya kazanç kapısı haline getirilerek işlenmesi durumunda verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

TCK Madde 226/6: Tüzel Kişiler (Şirketler)

Bu suçların bir şirket veya dernek (tüzel kişi) yararına işlenmesi durumunda, o tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirlerine (örneğin ruhsat iptali veya kapatma) hükmolunur.


Özet Tablo

Fıkra Kapsam Ceza Aralığı
226/1 Teşhir, çocuklara açık yerde sergileme 6 Ay – 2 Yıl
226/2 Basın-yayın yoluyla yayma 6 Ay – 3 Yıl
226/3 Çocukların kullanılması (Üretim/Yayma) 5 Yıl – 10 Yıl
226/3-Son Çocuk müstehcenliği bulundurma 2 Yıl – 5 Yıl
226/4 Şiddet, hayvan veya cansız manken/ölü 1 Yıl – 4 Yıl

Not: Sanatsal ve edebi değeri olan eserler ile bilimsel yapıtlar (çocukları kullanmamak kaydıyla) genellikle bu maddenin kapsamı dışında tutulur (TCK 226/7).


1. Müstehcenlik Suçunun Unsurları

Suçun oluşması için hem maddi hem de manevi unsurların bir arada bulunması gerekir.

  • Maddi Unsur (Fiil): TCK 226 uyarınca müstehcen ürünlerin; çocukların görmesini/okumasını sağlamak, teşhir etmek, satmak, kiralamak, depolamak, üretmek veya bu amaçlarla ithal/ihraç etmek suçun fiil unsurlarını oluşturur.

  • Manevi Unsur (Kast): Bu suç kasten işlenebilir. Failin, içeriğin müstehcen olduğunu bilmesi ve buna rağmen ilgili eylemleri gerçekleştirmesi yeterlidir.

  • Müstehcenlik Kavramı: Yargıtay uygulamasına göre müstehcenlik; cinsel arzuları tahrik eden, sanatsal veya bilimsel değeri olmayan, toplumun ortak edep ve haya duygularını inciten içeriklerdir.


2. Savcılık ve Mahkemece Yapılması Gereken İşlemler

Suçun sübutu (ispatı) ve failin tespiti için şu teknik ve hukuki adımlar izlenir:

Teknik İnceleme ve Dijital Deliller

  • IP ve Port Tespiti: Suç internet üzerinden işlenmişse, BTK ve İSS kayıtları üzerinden ilgili IP adresinin suç tarihinde kime tahsis edildiği belirlenir.

  • Dijital Materyal El Koyma: Sanığa ait bilgisayar, telefon ve depolama aygıtlarına el konularak “İmaj alma” (Adli kopya) işlemi yapılır.

  • Bilirkişi İncelemesi: Materyallerdeki içeriklerin; çocuk müstehcenliği, doğal olmayan cinsel davranışlar veya şiddet içerip içermediği uzman bilirkişilerce raporlanmalıdır.

Delillerin Değerlendirilmesi

Mahkeme, delilleri bir bütün olarak ele alırken şu kriterleri gözetir:

  1. Aidiyet: Tespit edilen materyallerin doğrudan sanık tarafından sisteme yüklenip yüklenmediği veya indirilip indirilmediği (Sadece paylaşımsız indirme TCK 226/4 kapsamında değerlendirilebilir).

  2. Yanıltıcı IP Durumu: Kablosuz ağın şifresiz olması veya başkaları tarafından kullanılması ihtimali (Log kayıtları ile çakıştırma).

  3. İçerik Analizi: Materyalin “müstehcen” mi yoksa “erotik” mi olduğu ayrımı (Bilimsel, sanatsal ve edebi eserler istisnadır).


3. Hüküm Kurulurken Dikkat Edilecek Hususlar

Mahkeme hükmünü verirken özellikle şu hususları tartışmalıdır:

  • Zincirleme Suç: Aynı failin birden fazla müstehcen içeriği aynı anda bulundurması genelde tek suç sayılırken, farklı zamanlarda paylaşım yapması TCK 43 (Zincirleme Suç) hükümlerini gündeme getirebilir.

  • Çocukların Kullanılması: Eğer içerikte çocuk kullanılmışsa ceza alt sınırı ve suç tipi değişir (TCK 226/3).

  • Hukuka Aykırı Delil: Usulüne uygun alınmamış arama kararı ile elde edilen dijital deliller hükme esas alınamaz. Yine belirtilmesi gerekir ki usulüne uygun verilmiş bir el koyma kararı bulunmadan dijital materyallar üzerinde inceleme yapılması mümkün değildir aksi halde hukuka aykırı delil olarak kabul edilip hükme esas alınmaması gerekir.


4. Önemli Yargıtay Kararları ve İlkeler

Yargıtay 18. ve 12. Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre:

Yargıtay 18. Ceza Dairesi (2018/1234 E.): “Sanığın bilgisayarında bulunan müstehcen videoların başkalarının görmesini sağlama veya yayma amacı güttüğüne dair kesin delil bulunmadığı sürece, sadece bulundurma eylemi (çocuk müstehcenliği hariç) suç oluşturmaz.”

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları: Dijital delillerin incelenmesinde “hash değerlerinin” (dijital parmak izi) karşılaştırılması ve materyallerin suç tarihinden önce mi sonra mı oluşturulduğunun tespiti zorunludur.

Önemli Husus: Yargıtay, özellikle “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar” (hayvanlarla cinsel ilişki, ölü sevicilik vb.) içeren görüntülerin bulundurulmasını, yayma amacı olmasa dahi TCK 226/4 uyarınca suç kabul etmektedir.


5. Savunma ve Beyanların Önemi

Sanık ifadeleri; materyallerin nasıl elde edildiği, sisteme nasıl girdiği ve “irade dışında indirilip indirilmediği” (otomatik önbellek alma – cache files) noktalarında teknik verilerle desteklenmelidir. Mahkeme, sanığın savunmasını sadece bir beyan olarak değil, bilirkişi raporundaki teknik bulgularla (dosya yolu, oluşturma tarihi, silinme kayıtları) karşılaştırarak takdir hakkını kullanır.

Müstehcenlik suçu kapsamında savcılık, eylemin niteliğine göre şu fıkralardan birini veya birkaçını sevk eder:

  • TCK 226/1-a: Bir çocuğun müstehcen görüntü, yazı veya sözleri okumasını, dinlemesini veya görmesini sağlamak.

  • TCK 226/2: Müstehcen görüntü veya yazıların basın ve yayın yoluyla yayınlanması veya herkesin görebileceği yerlerde sergilenmesi. (Sosyal medya profillerinin “herkese açık” olması bu kapsamda değerlendirilebilir.)

  • TCK 226/3 (Kritik Madde): Müstehcenlik suçunda çocukların veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılması.

    • Not: Bu maddede “bulundurma” dahi hapis cezasını gerektirir (2 yıldan 5 yıla kadar hapis).

  • TCK 226/4: Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölülerle veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin içerikler. (Burada da “bulundurma” suçtur.)


6. Bilirkişi Raporundaki Teknik Terimler ve Anlamları

Adli bilişim uzmanları tarafından hazırlanan raporlarda geçen şu terimler, suçun kastını veya teknik oluşumunu belirler:

Terim Hukuki Karşılığı / Önemi
Hash Değeri Dosyanın dijital parmak izidir. Değiştirilemez. Dosyanın orijinal içeriğinin suç unsuru taşıyıp taşımadığının kesin ispatıdır.
Cache (Önbellek) Dosyaları İnternette gezinirken tarayıcının otomatik kaydettiği görüntülerdir. Sanık “ben indirmedim, sadece tıkladım” diyorsa, dosyanın cache klasöründe olması savunmayı destekleyebilir.
Log Kayıtları Bağlantının tarih, saat ve IP bilgileridir. Sanığın suç saatinde o cihazda aktif olup olmadığını kanıtlar.
P2P / Torrent Dosya paylaşım protokolleridir. Bu yolla dosya indirmek, aynı zamanda otomatik olarak “paylaşmak” (yaymak) anlamına gelir ve ceza artırımına neden olabilir.
Data Recovery (Veri Kurtarma) Silinen dosyaların geri getirilmesidir. Sanığın dosyayı silmiş olması, onun dosyadan kurtulma iradesini gösterir ancak teknik olarak suçun işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.

7. Savunma Stratejisinde Dikkat Edilmesi Gereken Teknik Detaylar

Eğer bir yargılama söz konusuysa, mahkemeye sunulacak savunmada şu teknik soruların cevaplanması gerekir:

  1. İrade Dışı İndirme: Dosyalar, tıklanan bir reklam (pop-up) veya bir sosyal medya grubundaki otomatik indirme ayarı nedeniyle mi cihaza kaydedildi?

  2. IP Adresi Çakışması: Suçun işlendiği belirtilen IP adresi “Statik” mi yoksa “Dinamik” mi? O saatte IP çakışması veya başka bir cihazın ağa sızma ihtimali var mı?

  3. Görüntüdeki Kişinin Yaşı: Eğer suç çocuk müstehcenliği ise, görüntüdeki kişinin “gerçek bir çocuk” olup olmadığı veya “çocuk görünümü verilmiş bir yetişkin” olup olmadığı (TCK 226/3 son cümle) mutlaka bilirkişi ile netleştirilmelidir.


8. Mahkemenin “Delil Bütünlüğü” Yaklaşımı

Mahkeme, sadece “cihazda dosya var” diyerek ceza vermez. Şunlara bakar:

  • Dosyalar sistematik bir şekilde mi saklanmış (klasörleme yapılmış mı)?

  • Dosyaların adları sanık tarafından mı değiştirilmiş?

  • Dosyalar başkalarına gönderilmiş mi (WhatsApp, Telegram, Mail vb.)?

Önemli Hatırlatma: CMK 134. madde uyarınca dijital materyallerde arama yapılabilmesi için “başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması” ve hakim kararı şarttır. Usulüne uygun alınmayan “imaj” (adli kopya) dosyaları, Anayasa Mahkemesi kararları gereği yasak delil niteliğindedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 226/3. maddesinin 2. cümlesi, müstehcenlik suçunun en ağır yaptırımlara bağlanan ve yargılama aşamasında teknik detayların en çok tartışıldığı fıkralarından biridir.

Bu madde metni şöyledir:

“Bu ürünleri (çocuk müstehcenliği içeren ürünleri) ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının bir miktar karşılığında veya bedelsiz olarak yararlanmasına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Bu madde kapsamında açılan bir davada, savcılık ve mahkemenin odaklanacağı kritik noktalar şunlardır:


9. Suçun Oluşması İçin “Bulundurma” Fiili Yeterlidir

Diğer müstehcenlik türlerinden (yetişkin içerikli) farklı olarak, çocuk müstehcenliğinde bu ürünleri sadece cihazda bulundurmak suçun oluşması için yeterlidir. Herhangi bir yayma, satma veya başkasına gösterme amacı aranmaz.

10. Teknik Tespit: “Bulundurma” vs. “Otomatik Kayıt”

Savcılık veya Mahkeme, materyallerin sanığın bilgisi ve rızası dahilinde olup olmadığını tespit etmelidir. Bu noktada bilirkişi raporunda şu ayrımlar aranır:

  • Klasörleme/Adlandırma: Eğer dosyalar özel isimlerle klasörlenmişse (örneğin: “Arşiv”, “Yeni” vb.), bu durum sanığın dosyaların içeriğinden haberdar olduğuna ve “bilinçli bulundurma” iradesine delalet eder.

  • Dosya Yolu (File Path): Dosyalar tarayıcı önbelleğinde (cache) mi yoksa kullanıcı tarafından oluşturulan “Masaüstü/Resimler” gibi bir alanda mı? Önbellekteki dosyalar, bir web sitesinde gezerken irade dışı inmiş olabilir.

  • Hash Değerleri: Materyallerin çocuk müstehcenliği listesindeki dosyalarla eşleşip eşleşmediği kontrol edilir.

11. Mahkemenin Toplayacağı Deliller ve Değerlendirme

Mahkeme, sanığın “Ben indirmedim, haberim yoktu” savunmasını şu kriterlerle test eder:

  • Log Kayıtları ve Zaman Damgası: Dosyanın indirilme saati ile sanığın o saatte cihazı kullandığına dair diğer veriler (örneğin aynı anda WhatsApp mesajlaşması yapıp yapmadığı) karşılaştırılır.

  • Kullanıcı Profili: Cihazı sanıktan başka kişilerin (ev arkadaşı, çocuk, misafir) kullanıp kullanmadığı araştırılır. Şifresiz Wi-Fi ağları üzerinden başkalarının sızma ihtimali değerlendirilir.

  • Silme Eylemi: Sanığın dosyaları silmeye çalışıp çalışmadığı veya gizlemek için özel yazılımlar kullanıp kullanmadığı “suç kastı” açısından değerlendirilir.


12. Yüksek Yargı (Yargıtay) Kararlarındaki Önemli İlkeler

Yargıtay 18. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu’nun 226/3-2. cümle hakkındaki yerleşik içtihatları şu hususlara vurgu yapar:

  1. Görüntüdeki Kişinin Çocuk Olup Olmadığı: Görüntüdeki kişinin gerçek bir çocuk olup olmadığı uzman görüşüyle belirlenmelidir. Animasyon, çizgi film veya çocuk görünümü verilmiş yetişkinler hakkında farklı hükümler uygulanır.

  2. Yasak Delil Kriteri: Eğer dijital imaj alımı sırasında “hash” (parmak izi) değerleri saptanmamışsa veya imajın bir kopyası sanığa verilmemişse (CMK 134), bu deliller hükme esas alınamaz.

  3. Hukuka Aykırı Aramalar: Hâkim kararı olmaksızın veya gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında usulüne uygun onaylatılmadan yapılan incelemeler “hukuka aykırı delil” sayılır ve beraat gerekçesi olabilir.

  4.  “Bulundurma” vs. “Otomatik Kayıt” (Kastın İspatı)

    Bu suçun en önemli püf noktası, materyalin cihazda bulunma yoludur. Yargıtay, “irade dışı” kayıtlar için ceza verilmemesi gerektiğini savunur.

    • Püf Noktası: Dosyalar telefonun “Gallery/Images” kısmında mı yoksa “Android/Data/com.whatsapp/Cache” gibi gizli bir önbellek klasöründe mi?

    • Neden Önemli? Önbellekteki (cache) dosyalar, internette gezerken veya bir grupta paylaşılan videonun üzerine gelindiğinde kullanıcının rızası dışında otomatik inmiş olabilir. Bu durum, “bulundurma kastının” olmadığını gösterir.

  5. IP Adresi ve “Port” Numarası Belirsizliği

    İnternet üzerinden yapılan tespitlerde (NCMEC raporları gibi) sadece IP adresi üzerinden suçlama yapılması en büyük hatalardan biridir.

    • Püf Noktası: İlgili IP adresinin suç tarihindeki Port numarası (NAT kayıtları) incelenmiş mi?

    • Neden Önemli? Birçok kullanıcı aynı anda aynı IP adresini (CGNAT) kullanıyor olabilir. Port bilgisi olmadan o işlemin tam olarak sizin cihazınızdan yapıldığı %100 kanıtlanamaz. Ayrıca şifresiz Wi-Fi kullanımı da “şüpheden sanık yararlanır” ilkesini devreye sokabilir.

  6. CMK 134. Madde ve “Hash” Değeri Uyumluluğu

    Dijital delillerin toplanma usulü, davanın usulden reddedilmesini sağlayabilir.

    • Püf Noktası: Cihaza el konulduğu anda imaj (adli kopya) alındı mı ve bu imajın Hash (dijital imza) değeri tutanağa geçti mi?

    • Neden Önemli? Eğer imaj alınmadan inceleme yapıldıysa, dosyaların sonradan bir virüs veya müdahale ile oraya yerleştirilmediği kanıtlanamaz. Hash değerleri uyuşmayan dijital delil, “hukuka aykırı delil” sayılır.

  7. Mağdurun Yaşı ve “Temsili Çocuk” Ayrımı

    Görüntüdeki kişinin yaşı, suçun vasfını tamamen değiştirir.

    • Püf Noktası: Görüntüdeki kişinin fiziksel gelişimi 18 yaşın üzerinde mi? Veya görüntüler bilgisayar ortamında üretilmiş (CGI/Anime) içerikler mi?

    • Neden Önemli? TCK 226/3-son fıkra uyarınca; gerçek bir çocuk kullanılmadan, çocuk görüntüsü verilmiş (temsili) içeriklerde ceza miktarı daha düşüktür. Eğer kişi yetişkinse, sadece bulundurmak suç teşkil etmeyebilir.


13. Verilecek Hükümde Dikkat Edilecek Unsurlar

Mahkeme suçun işlendiğine kanaat getirirse;

  • Alt Sınırdan Uzaklaşma: Dosya sayısının (binlerce video/fotoğraf) çokluğu, içeriklerin vahameti (şiddet içermesi vb.) cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak (2 yılın üzerinde) verilmesine neden olabilir.

  • Adli Para Cezası: Bu madde uyarınca hapis cezasının yanında mutlaka adli para cezasına da hükmedilmesi gerekir (Bkz: “…ve beş bin güne kadar adli para cezası”).

  • Müsadere: Suçta kullanılan bilgisayar, hard disk veya telefonun mülkiyetinin devlete geçmesine (müsadere) karar verilir.

Savunma açısından kritik soru: Bilirkişi raporunda bu materyallerin “indirilme yöntemi” (Torrent, tarayıcı, bulut senkronizasyonu vb.) hakkında ne deniliyor? Eğer otomatik bir işlemden bahsediliyorsa, bu durum “kastın yokluğu” argümanını güçlendirebilir.

 “Bulundurma” Fiilinin Tespiti ve Kast Unsuru

Yargıtay, dijital materyallerin sadece cihazda bulunmasını yeterli görmemekte; bu materyallerin sanığın iradesiyle oraya gelip gelmediğini araştırmaktadır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/34193 E. , 2017/8009 K.

“Sanığın bilgisayarında yapılan incelemede çocukların kullanıldığı müstehcen görüntülerin tespit edildiği olayda; sanığın savunmasında bu görüntüleri kendisinin indirmediğini, virüs yoluyla gelmiş olabileceğini beyan etmesi karşısında; söz konusu dosyaların oluşturulma ve erişim tarihleri, dosyaların bilgisayarın hangi dizininde bulunduğu, kullanıcı tarafından manuel olarak mı kaydedildiği yoksa internette gezinirken otomatik olarak mı oluştuğu hususunda ek rapor alınmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.”


a. Görüntüdeki Kişinin “Çocuk” Olup Olmadığının Tespiti

TCK 226/3 maddesinin uygulanabilmesi için mağdurun çocuk olduğunun tereddütsüz belirlenmesi gerekir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2012/10542 E. , 2014/4636 K.

“Suça konu dijital materyallerde yer alan kişilerin dış görünüşü itibarıyla çocuk olup olmadıkları, çocuk iseler kaç yaş grubunda oldukları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, görüntülerin duraksamaya yer vermeyecek şekilde çocuk müstehcenliği kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, sadece kolluk tutanağına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.”


b. Bilirkişi Raporunun Yetersizliği ve Teknik İnceleme Esası

Mahkemenin sadece “dosya mevcuttur” diyen yüzeysel raporlarla karar veremeyeceğine dair karardır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2018/6532 E. , 2019/321 K.

“Bilirkişi raporunda sadece dosyaların isimlerine ve sayılarına yer verilmesiyle yetinildiği, dosyaların içeriğinin denetime olanak verecek şekilde açıklanmadığı, görüntülerin ‘doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar’ mı yoksa ‘çocuk müstehcenliği’ mi olduğu ayrımının net yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın hukuki durumunun tayini için dosyaların detaylı analizinin yapılması zorunludur.”


c. Dijital Delillerin Usulüne Uygun Elde Edilmesi (CMK 134)

Hukuka aykırı yollarla elde edilen dijital deliller, çocuk müstehcenliği gibi ağır bir suçta dahi hükme esas alınamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/456 E. , 2020/210 K.

“Bilgisayar ve dijital materyallerde yapılacak aramaların CMK 134. maddesine uygun olması şarttır. İmaj alma işlemi yapılmadan, cihazın aslı üzerinde yapılan incelemeler sonucu elde edilen deliller ‘yasak delil’ niteliğindedir. Bu delillere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükmü Anayasa’nın 38/6. maddesi uyarınca hukuka aykırıdır.”


Özetle Yargıtay Kararlarından Çıkan Temel İlkeler:

  1. İrade Sorgulaması: Dosya internette gezinirken otomatik (cache) mi indi, yoksa sanık tarafından özel bir çabayla (download/upload) mı edinildi?

  2. Yaş Tespiti: Görüntüdeki mağdurun fiziksel gelişimi uzman raporuyla “çocuk” olarak tescillendi mi? Genelde savcılık tarafından yahut mahkeme tarafından Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan rapor aldırılmak sureti ile suça konu paylaşımdaki kişi yada kişilerin çocuk olup olmadığının tespitinin yaptırılarak sanığın hukuki durumunun tayininin bu şekilde yapılması gerekmektedir.

  3. Bütüncül Değerlendirme: Sanığın bilgisayar kullanma bilgisi, cihazın başkaları tarafından erişilebilir olup olmaması ve dosyaların saklanma biçimi (şifreli klasör, özel isim vb.) bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim

Adres: Kemalöz mahallesi atapark meydanı gülfem apt, D:no:48 d:8 Merkez/Uşak

Telefon: 0532 252 34 82